Şikayet Etmeyen Tüketicinin Karşılaştığı Sorunlar

Bir ürün ya da hizmetten memnun kalmadığınızda çoğu zaman “boşver, uğraşmaya değmez” demek kolay gelir.

Ama işte tam da bu “boşvermişlik” hem sizi hem de diğer tüketicileri olumsuz etkiler.


Şikayet etmek bir hak arama yoludur, sadece kendi sorununu değil, başkalarının da mağdur olmasını önler.

1. Hatalı Ürünler Piyasada Kalır

Birçok firma, müşterilerden olumsuz dönüş gelmediğinde ürünün sorunsuz olduğunu düşünür.
Oysa hatalı ya da eksik ürünler bildirilmediğinde, aynı hatalar binlerce kişiye ulaşabilir.
Şikayet eden bir tüketici, aslında sessiz kalan binlercesi adına konuşur.

2. Firmalar Sorumluluk Almaktan Kaçar

Firmalar genellikle müşteri tepkisine göre hareket eder.
Eğer tüketici sessiz kalıyorsa, firma ürünü düzeltme veya hizmeti geliştirme ihtiyacı hissetmez.
Oysa gelen her şikayet, şirketler için iyileştirme sinyalidir.

3. Kayıplar Geri Alınamaz

Bir üründen memnun kalmadığınızda ya da hizmet söz verildiği gibi verilmediğinde, bunu bildirmezseniz hak kaybıyaşarsınız.
14 günlük cayma hakkı, garanti süresi ya da iade hakkı gibi süreler geçerse, artık yapacak fazla bir şey kalmaz.

4. Tüketici Hakem Heyetleri Eksik Verilerle Çalışır

Hakem heyetleri, hangi konularda en çok sorun yaşandığını tüketici başvurularından takip eder.
Eğer insanlar şikayet etmezse, hangi sektörün sorunlu olduğunu anlamak zorlaşır.
Bu da daha az denetim ve daha az reform anlamına gelir.

Sonuç: Şikayet Etmek Bir Haktır, Lütuf Değil

Şikayet etmek bir tartışma değil, katılım biçimidir.
Siz ses çıkarmazsanız, haksızlıklar devam eder.
Ama bir kez hakkınızı aradığınızda, sistem daha adil işlemeye başlar.

📌 Unutmayın:

  • Şikayet etmek saygılı ama kararlı bir duruştur.

  • Her şikayet, gelecekte daha iyi hizmetlerin kapısını aralar.

  • “Benim sesimden ne olur ki?” demeyin — tam da o ses fark yaratır.